font-family: \'Open Sans\', sans-serif;Yabancı koçlar mı, Türk koçlar mı? | Taylan YERLİKAYA - Blog - Basketbol teknik,taktik bilgi ve yazılar.

Yabancı koçlar mı, Türk koçlar mı?

12 Ocak 2016

Yabancı sayısının artmasının Türk Basketbolu’na nasıl etki edeceği sorusuna ilk günden beri cevap arıyoruz. Tabii bu soruya en gerçekçi cevabı Milli maçlar oynanırken vereceğiz ama şimdilik görüntü olumlu.
Ligimizde birbirini yenemeyecek takım yok. Sıralamada yer kapmak için ölümüne bir savaş var. Bugünden şampiyonu seçmek imkansız. Kimin play-off’lara kalacağı, kimin düşeceği de cevapsız. Bu yüzden Avrupa’nın en iyi liglerinden biri sayılan TBL zirve yolunda hızla ilerliyor. Genç Türk  oyuncularda da gelişme var. Eskiden onlar sadece birbirleriyle maç yaparken bugün bütün genç oyuncular her antrenmanda daha tecrübeli yabancı oyunculara karşı oynama şansına sahipler. Çoğu takımımızda ilk beşler neredeyse tüm yabancılardan kurulu. genç oyuncularımız ise her antrenmanda haftanın 4-5 günü onlara karşı oynayarak tecrübelerini ve yeteneklerini geliştiriyorlar. Neredeyse her gün milli maç oynuyorlar diyebileceğimiz bir ortam var.
Anadolu Efes-Fenerbahçe Ülker maçını izlerken gözümüze en çok çarpan oyuncuDoğuş Balbay idi. Doğuş’un doğuştan bir zıplama yeteneği var. “beyazlar sıçrayamaz tezini” Doğuş geçersiz kılıyor. Türkiye’nin en saldırgan savunmacılarından biri. Tuttuğu adama hayatı karartıyor. Bu yeteneği yanındakilere de yansıyor. O ölümüne savaşırken yanındaki oyuncular da farkında olmadan ona uyum sağlıyorlar ve onun kadar olmasa da aktif savunma yapıyorlar. Fenerbahçe Ülker maçında ilk 6-7 dakika sonra Anadolu Efes 17 sayı sayı öndeydi ve bu skorun inanılmaz skorun kahramanı Doğuş Balbay’dı. Biz Ivkovic’e haklı olarak genç Türk oyunculara şans tanıdığı için saygı duyuyoruz ama Ivkovic Doğuş’un yanındaki oyuncuları coşturma yeteneğinin çok farkında değil. Doğuş’u altıncı dakikada oyundan çıkardı ve skor eşitlendi. Üçüncü çeyreğe Doğuş’la başladı, fark yeniden açıldı. Doğuş’un istatistikleri ilginç. 23 dakikada 4’ü hücum 6 ribaundu, 2 bloku, 3 de top çalması var. Siz tuttuğu oyuncuyu perişan eden, takımın en iyi ribaundcularından biri olan, blok yapan ve üstelik smaç vuran Avrupalı başka bir oyun kurucu tanıyor musunuz? Ben tanımıyorum. Tabii onun esas gücü ve takıma katkısı istatistiklere geçmiyor. Siz takımın en uzunlarından biri olsanız oyun kurucunuz kısa boyuyla smaç vurur, ribaund alır ve üstelik blok yaparsa sizi düşünmeye zorlamaz, üzmez, hatta coşmaya zorlamaz mı?
koclar
Doğuş’un takıma olumlu katkıları arasında gözükmeyenleri çok fazla ama şutu hala çok yetersiz. Bu yüzden onun öz güveni sınırlı. Onun tutan oyuncular, nasıl olsa şut atamıyor diye onu bırakıp ortayı kapatıyor ve diğer oyunculara yardıma gidiyorlar. Eskiden one and box savunması geçerliydi. Siz rakibin skorerini adam adama tutar, diğer 4 kişiyle zone yapardınız. Doğuş’un yüzünden yeni bir savunma şekli gerçekleşiyor. Doğuş şut atamıyor diye onu tutan rakibi zone yapıyor, adam adama oynayan arkadaşlarına yardımcı oluyor. bu savunma tarzına ne isim vereceğiz, ben bilemiyorum. Ama bu yeni savunma çeşidinin mucidi Doğuş Balbay. Şutunu geliştirse, adamını birebirde geçme yeteneği zaten olduğu için kendisini yakından tutmak zorunad kalacak olan rakibini geçip smaç sayısını da, asist sayısını da üçe katlardı.
Doğuş şutunu nasıl geliştirir? Bu sonraki konumuz. Bu konuda fikri olanların bizlerle paylaşmalarına çok sevinirim. Çünkü Doğuş şutunu geliştirirse bütün genç oyuncularımıza idol olabilecek yetenekte.
Gelelim yabancı koçlar konusunda. Avrupa’nın en iyi iki koçunu karşılıklı maç yönetirken izledik. Onları en önemli yeteneklerinin oyuncularını oyuna konsantre etmek olduğunu bir önceki yazımda belirtmiştim. Oyuncularını konsantre etmek, uyandırmak için kullandıkları metodu Basketfaul’de sergilenen “Obradovic’in Berk Uğurlu’ya nasıl bağırıp çağırdığını” gösteren resimlerde görebilirsiniz. Ben bizim genç ve deneyimli koçlarımızın da çok yetenekli olduğuna inanıyorum ve bu inancım Sırp koçları yakından gördükçe artıyor. Türk koçların önünü tıkayan ortak bir yön vardır. Biz Türk koçlar tecrübemiz artıkça bir süre sonar herşeyi öğrendiğimize inanır, “Öğrenmenin sonu yoktur” kavramını unuturuz. Daha sonra“Ben herşeyi bilirim” anlayışına, “Herşeyi sadece ben bilirim” egosunu da ekleyen koçlarımız vardr. Anma onlar da giderek durumun farkındalar.“Öğrenmenin sonu yoktur” sloganı Türk Basketbolu’nu zirveye taşıyacak bir slogandır, her yerde duvara asılmalıdır.
Bugün internette yüzlerce basketbolu geliştirme sitesi var. Amerika’nın en başarılı, en tecrübeli koçları bilgilerini herkesle paylaşıyorlar. Bunlar başında Amerika Milli Takımı’nın koçu Mike Krzyzewski’nin sitesi geliyor. Türk koçların çoğu işsiz. Onların yeteneklerini sergileme şanslarını sağlayacak organizasyon bizim Basketbol Antrenörleri’nin derneği TÜBAD‘dır. Ben TÜBAD’ın patlama yapmasına çok sevindim ve gururlandım. Onlardan başladıkları bu yolda ilerlemelerini bekliyorum.
Eski bir basketbolcu olarak kulüplerdeki tek başkanı olan ve bizi gururlandıran Efe Aydan’a sesleniyorum. TOFAŞ sadece otomobil fabrikası değil, “aynı zamanda oyuncu yetiştirme fabrikasıdır” anlayışını Efe Aydan yerleştirdi. TOFAŞ Türkiye’nin sadece oyuncu yetiştiren değil, iyi koç yetiştiren fabrikası da olursa Efe’ye duyduğumuz sevgi ve saygı zirveye çıkar.
Saygı ve sevgilerimle…
Yalçın GRANİT

BENZER YAZILAR

Dikkat geliştirici pas drill Bu çalışmada her oyuncu yanındakine pas vermeye çalışır.(1-2), (2-3) , (3-4) gibi son oyuncu pasını baştaki oyuncuya (1) verir.Bu durumda saha içinde ...
Basketbol Antrenör ve Oyuncularına Tavsiyeler... Coach Mike Krzyzewskinin basketbol fanatikleri tarafından kapışılan kitabı Five Point Play den bazı inciler. – Gerçek kazanma alışkanlığı (winnig a...
Anadolu Efes İğneada Kampı tamamlandı Bu yıl sekizinci yılını kutlayan Anadolu Efes ile ilk adım basketbol okulları öğrencileri, eğitim sezonunu geleneksel yaz kampını İğneada'da tamamladı...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir