font-family: \'Open Sans\', sans-serif;Savunmada seyretme saldır, yedek sırasından kurtul | Taylan YERLİKAYA - Blog - Basketbol teknik,taktik bilgi ve yazılar.

Savunmada seyretme saldır, yedek sırasından kurtul

11 Kasım 2015

yalcin_granit
Bugün Amerika’da efsane John Wooden’dan sonra gelen başarılı koç olarak Mike  Krzyzewski gösteriliyor. Koç K üniversite koçu olmasına rağmen NBA oyuncularından oluşan ABD Milli Takımı’nın yıllardır başında. İnternette koç K’nın çok kıymetli bir basketbol sitesi var. Bu sitede K’nin basketbol felsefesi ile ilgili birçok yazı okuyabiliyorsunuz. Koç K’nin felsefesinin özeti şöyle: Savunmada hücuma geçin, ilk hareketi hep siz başlatın, agresif olun, rakibin elindeki top silah olmaktan çıkıp başına dert olsun. Saldırgan savunmanın özeti bu.
Bu anlayış giderek Türkiye’de de öne çıkıyor. Pasif, durağan savunma giderek yerini saldırgan savunmaya bırakıyor. Tabii takım halinde saldırgan savunma yapmak için saldırgan savunmacı oyunculara ihtiyaç var. Bu anlayış Ömer Onan ile başladı, son zamanlarda ise sahaya doğuş Balbay çıktı. Doğuş Balbay rakibin oyun kurucusunu tuttuğu için her savunma sırasında diğer dört oyuncunun dikkatini üzerinde topluyor. Zira rakip oyun kurucu topu rakip sahaya geçirip ilk pası verinceye kadar geçen 8-10 saniyede diğer 4 oyuncu onu izliyorlar ve saldırganlık onlara da yansıyor. Bunun en güzel örneği Birkan Batuk oldu. O da artık saldırgan savunmacılar listesinde. Anadou Efes bu iki oyuncuyu aynı anda oynattığı için saldırganlık anlayışı bütün takıma yayılmak imkanını buldu. Hele bunlara Semih’in de yokluğunda pota altını hareketli savunmayla karartan Kerem Gönlüm eklenince üçgen tamamlandı ve Anadolu Efes BEKO Ligi’nin en iyi savunma yapan takımı haline geldi. Saldırgan savunmacılar izlendikçe bezerleri çoğalıyor. Türk Telekom’dan Polat Kaya’ya son haftada Mersin’den Altan Erol da eklendi. Anadolu Efe’in koçu; Doğuş Balbay ile Birkan Batruk’u bir arada oynattı ve takımın tüm olarak saldırgan olmasını sağladı. Eğer koç Arroyo’nun savunması için bu iki savunmacıyı sırayla kullansa, biri sahada, diğeri kenarda olsa, bu savunma bu kadar verimli olmazdı.
Saldırgan savunmacılar listesinin başında Galatasaray Liv Hospital’den Göksenin Köksal var ama onu görev adamı gibi kullanıp şutu da olmadığı için kısa süre oynatıp kenara alıyorlar. Galatasaray’ın güçlü bir teknik kadrosu var. Kısa bir süre sonra Göksenin ve Sinan Güler beraber oynarlarsa takım savunmasının ne kadar geliştiğini göreceğimize inanıyorum. Galatasaray-Anadolu Efes maçının sonunda çoğu kimsenin  kafasında Arroyo ve arkadaşlarının neden beklenen oyunu sergileyemediklerinin sorusu vardı. Bence Galatasaray’ın iyi oynamayışının nedeni, Efeslilerin onları iyi oynamaya izin vermemeleri oldu.
Saldırgan savunma sadece oyuncularda değil, kulüp takımlarında da giderek gelişiyor. Son Torku Selçuk-Beşiktaş maçında Selçuk’un savunması mükemmeldi. Saldırgan savunma anlayışının sadece gençlerde değil, deneyimli oyuncular için de bir olumlu beklenti olduğunu bu maçta gördük. “Selçuk’un oyun kurucusu Hakan Köseoğlu’nun bundan önce hangi maçta iyi savunma yapmıştı?” sorunun yanıtı bence cevapsız kalır. Hakan hareketsiz, sadece gözleri ile savunma yapan bir oyuncuydu. 34 yaşındaki Hakan’ın Beşiktaş maçındaki gayreti her yaştaki tüm oyunculara örnek olmalıdır.
Tüm basketbolcuların kafasında ortak bir soru vardır: “Ne yapsam da sahada daha çok kalıp, yedek sırasında oturmasam” sualinin cevabını ararlar. Bu soru artık cevabını buldu. Savunma yaparken tuttuğunuz adamı seyretmeyin, saldırın, kenarda oturmaktan kurtulun” bu sorunun cevabıdır.
Saldırgan savunma anlayışı Türk Basketbolu’na çok sağlam bir temel taşı olmaktadır. Ne mutlu bize.
yalcin_granit1HAYDİ GENÇ KOÇLAR…
Gelelim diğer bazı gerçeklere… Bugün Türkiye’de iki büyük kulübün başında Yunan koçlar var. Bunların ikisi de ülkelerinde asistan koçluk yapıyorlardı. Bu iki koç Türk kulüplerinde başarılı oluyorlar. Bu bir gerçek ve bu gerçek Yunanistan’da da basketbolun ne kadar gelişmekte olduğunun bir ispatı. Benim yabancı koçlara karşı olduğum senelerdir biliniyor. Hele iki Yunan asistan koçun Türk Basketbolu’nda görev yapmasının beni ne kadar üzdüğünü ve şaşırttığını anlatamam. Ama gerçekçi olmalı, başarılı genç koçlar yetiştirmek için kolları sıvamalıyız. Bu yüzden Yunan koçları takımlarının başlarına getirmeye cesaret eden kulüp yöneticilerini tebrik etmek gerek.
Tecrübeli koçlarımızı da kaybetmemeliyiz. Örneğin Oktay Mahmuti’nin Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi koçlardan olduğu tartışılmaz ama onun problemi teknik, taktik değil daha çok duygusal. Oktay Mahmuti, “Basketbolu en iyi ben bilirim” inancına sahip ve bu inanç zaman zaman onu zora sokuyor, oyuncularına yukarıdan bakıyor, onlarla psikolojik birlikteliği kuramıyor. Umarım Oktay bu son gelişmeden ders çıkarır ve ülkenin en iyi koçları arasındaki yerini döner ve geri alır.
Ayrıca ben buradan ülkemizdeki genç koçlara çağrıda bulunuyorum.Kendinizi geliştirin, öğrenmenin sonu yoktur ama önceliğinizi taktik yerine oyuncu geliştirme üzerine yönlendirin. Bugün Türkiye’de savunma geliyor, iyi savunmacıların sayısı artıyor. Ama hala hücumunu da geliştirip çok yönlü oyuncu olma yolunda ilerleyen gençlerimiz çok fazla sayıda değil. Doğuş Balbay, Fenerbahçe Ülkerli Melih Mahmutoğlu gibi şut atabilseydi, nerelere çıkardı düşünün.
Oyuncuların eksik yönlerini tamamlamak eskiden de problemdi, şimdi de öyle… Kerem Gönlüm’ü düşünün. Kişiliği, cesareti, hırsı ile ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu her maçta gösteriyor. Ama eğer Kerem Gönlüm 3 sayı değil, sadece orta mesafe yüzü dönük şutunu geliştirseydi tartışmasız Avrupa’nın en iyi basketbolcusu olurdu. Bu yüzden yeni Kerem Gönlümleri çok yönlü oyuncu yapalım. Örneğin Göksenin Köksal hücumunu geliştirse, ne olur düşünün. Bu yüzden asistan koçlarımız taktik değil oyuncu geliştirme konusunda uzmanlaşmalıdırlar. Türk Basketbolu Avrupa’nın en yetenekli gençlerine sahip. Avrupa Şampiyonluğu’nu kazanan gençleri büyük oyuncu yapamasak, çok yazık olur. Türk Basketbolu problemlerinin büyük bir kısmını gelişen savunmasıyla halletti. Şimdi iş hücumu da geliştirmeye geldi. Haydi genç koçlar, sizi bekliyoruz.
YALÇIN GRANİT

BENZER YAZILAR

Pick and roll Televizyonda herhangi bir basketbol maçı seyrediyorsanız muhakak “Pick And Roll” lafını duymuşsunuzdur. Peki, nedir bu Pick And Roll ? “Perdele ve...
Günün antrenörlük ipucu. (23.01.2014) ” Antrenörlük yapmayı seçtiğinizde peşin olarak eleştirilerin,, konuşmaların önünde olmayı da kabul etmiş oluyorsunuz!! “Önünde” diyorum çünkü biriler...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir