font-family: \'Open Sans\', sans-serif;İyi şutör olmak istiyorsanız okuyun | Taylan YERLİKAYA - Blog - Basketbol teknik,taktik bilgi ve yazılar.

İyi şutör olmak istiyorsanız okuyun

15 Kasım 2015

Biz eskiden beri Türk çocuğunun elinin hassas, gözünün keskin olduğunu düşünüp iyi şutör olduğuna inanırız. Bu yüzden de şut geliştirme çalışmaları, taktikleri üzerinde yeteri kadar durmayız. Doğuştan şut yeteneğine sahip birçok yıldız oyuncu sayabiliriz. Buna karşılık iyi şutör olmayan oyuncularımız için “Bu da nasıl olsa bir gün iyi şutör olacak” diye düşünür ve teknik çalışmalara yeteri kadar önem vermeyiz. Türk çocukları her antrenmana çıktıklarında hemen şut atmaya başlarlar. Yeterli yetenekleri varsa iyi şutör olurlar ama bu bütün Türk gençleri için geçerli bir anlayış değildir. Şuta doğuştan çok yetenekli olmayanlar, seneler geçer ve yine şut sokmakta zorlanırlar. Uzunlarımız arasında en yetenekli şutör olarak Mehmet Okur’u sayabiliriz. Mehmet Okur rakibin dev uzunlarını pota altında iyi savunacak kadar güçlüydü. Hücuma geçildiğinde ise Okur çok iyi bir üç sayıcı olduğu için onu savunan uzunlar onu tutmakta zorlanırdı. Okur böylece 2003-04’te Detroit Pistons forması ile NBA’de ilk şampiyonluk kazanan oyuncumuz oldu. Bununla da kalmadı, NBA All Star karmasına seçilerek tarihe geçti. Mehmet Okur bugün Enes Kanter’e de yardımcı oluyor. Mehmet Okur bizi gururlandırdı ama “Türk çocuğu nasıl olsa iyi şutör olur” yanılgımıza daha çok inanarak sürdürmemize neden oldu.
omerasik
Bugün NBA’de oynayan çok karakterli, savaşçı, onunla da gurur duyduğumuz Ömer Aşık var ama onunyüzü dönük şutu kısa mesafede de olsa yok. Ömer’in NBA’de oynadığı yıllarda yüzün dönük attığı şut sayısı hemen hemen yok denecek kadar azdır. Onun görevi dış oyunculara screene gitmek, sonra hızla içeri kat ederek verilen paslarda smaç vurmak. Bu sınırlı görev dışında set oyununda ona pas verilmez, bu yüzden de NBA’in kendisine en az pas verilen uzun oyuncuların başında gelir.
Şut yeteneğini geliştiremediğimiz Furkan Aldemir de bugün NBA’de oynuyor. Furkan’ın da yüzü dönük şutu hemen hemen hiç yok. İyi bir şutör olsaydı NBA’deki en başarılı oyuncular arasında yeri olurdu.
Şut sorunu sadece uzunlarımız için geçerli değil. Kısalarımız, hatta çok yetenekli oyun kurucularımız içinde bugün hala şutunu geliştiremeyen bir çok oyuncumuz var. Bunların başında hepimizin bildiği gibi Doğuş Balbay geliyor. Doğuş tuttuğu adama dünyayı dar edip onu basketbolcu olduğuna pişman eden çok saldırgan bir savunmacımız. Kısa boyuna rağmen güç pozisyonlarda bile rakip potaya smaç vurma yeteneğine sahip.Bunlar onun gözüken özellikleri. İstatistiğe geçmeyen yeteneklerinin başında ise oynadığı takımı coşturmak, moral ve savaş heyecanı kazandırmak gibi becerileri var. Anadolu Efes’in Olympiacos’u yendiği maçta Doğuş oynadığı 2 dakikada bir smaç yaptı ama daha da önemlisi attığı bir üç sayı isabetli olunca takımına maçı kazandıran en önemli ateşleyici faktör oldu. Peki, “Doğuş ne zaman iyi bit şutör olacak?” sorusuna henüz bir cevap bulabilmiş değiliz.
İyi dripling yapan, iyi şutör olur anlayışı da artık geçerli değil. Bunun önemli bir örneği de Karşıyakalı Soner Şentürk. Soner TBL’de en hızlı dripling yapan oyuncumuz. Onun driplingi sadece süratle sınırlı değil. O trafikte tıkanıp duran otomobiller arasından süratle geçen motosikletleri hatırlatan bir dripling yeteneğine sahip ama neredeyse 10 yıldır şutunu geliştiremedi. En son maçlarından birinde attığı şut girince başta kendisi, ardından bütün tribünler topun çemberden geçişine şaştı kaldı.
dave-hopla-1
Ben bu gidişe nasıl çare buluruz diye elimdeki CD’ler ve internet sayfalarını karıştırıp duruyorum. Bence bu görev bütün basketbol adamlarımızın sorumluluğu. İnternette bulduğun ilginç bir şut doktoru var. İsmi Dave Hopla. Ona “dünyanın gelmiş geçmiş en iyi şut doktoru”deniyor. İlginç metodları var. Dave “İyi şutör olmak istiyorsanız, önce iyi bir serbest atışçı olmalısınız” diyor. Serbest atış çalışmalarında hedefi küçültüyor. Biz faul atarken bütün çembere bakarız, o ise hedefi küçültüyor ve top çembere veya potaya değip girdiğinde onu sayı saymıyor. Sadece fileden sessizce geçen şutları kabul ediyor. Siz de ister istemez çemberin ortasındaki fileye konsantre oluyorsunuz. Hedef küçülüyor ama siz çemberin bütününe bakmadığınız için hedef belirginleşiyor. Böylece topun havada çizdiği yörünge de aktif hale geliyor. Faul atışlarında top çembere 45 derecelik bir açıyla girmelidir. NBA oyuncuları bazen kritik atışlarda faul atan arkadaşlarına bunu hatırlatmak için “45” diye bağırırlar. Oyuncular aralarında yarışmalar yapıyorlar. Sadece bir yere değmeden fileden geçen toplara sayı veriliyor. Çembere veya potaya deyip sayıya dönüşen toplara “0” puan veriliyor. Şutu sokamazsınız eksi puan alıyorsunuz. Bu yarışmalar gerilimi artırıyor ve oyuncular maçlarda fal atarken yaşayacakları baskıyı antrenmanlarda da hissedip öz güven artırıyorlar.
Yüzü dönük şuta gelince. Dave Hopla’nın uygulanması biraz güç ama çok faydalı bir metodu var. Atılan her şutun girip girmediğinin kaydedilmesini istiyor. Siz şut atarken size pota altından pasları veren arkadaşınız attığınız şutların kaçının girdiğini bağırarak tekrarlıyor. Ardından da şut yüzdeniz saha kenarındaki asistan koç tarafından not ediliyor, 50 şutun 20’si gibi. Dave Hopla “Ölçmediğiniz hiç birşeyi geliştiremezsiniz” diyor. İkinci 50 şutu atarken daha çok konsantre oluyorsunuz. Gerilim artıkça gerilime alışıyor, maçlardaki baskıyı antrenmanlarda da yaşayıp güçleniyorsunuz. Antrenmanlardaki her şutun önemi artıyor. Rakamlar artıkça öz güveniniz de artıyor çünkü rakamlar yalan söylemez. Böylece antrenmanda her gün daha iyi olma yolunda hedefler koyuyorsunuz. Bir gün önce attığınız 50 şuttan soktuğunuz 19 şutu ertesi gün 20 şuta çıkarmak için heyecanlanıyorsunuz. Bu heyecan sizin daha iyi şutör olmanıza çok yardımcı oluyor. Üstelik sizin sahanın neresinden daha iyi şut atıp, neresinen zorlandığınızı da öğreniyor ve iyi şut atamadığınız bölgelerde daha çok çalışıp çok yönlü oyuncu olma yolunda ilerliyorsunuz. Tabii tekrar sayısı da önemli. Attığınız şut sayısı değil, soktuğunuz şut sayısı önemli oluyor ve o gün sizden daha çok şut sokan başka oyuncuları geçmeye çalışırken kendinizi aşıyorsunuz. Bütün bu anlattıklarımızı Doğuş Balbay çalışma repertuvarına koyarsa daha iyi bir şutör olabilir mi? Merak ediyorum.
Sevgiler, saygılar…
Yalçın GRANİT

BENZER YAZILAR

Baseline oyunu 7 Bu dip oyunu çabuk şut için etkili bir oyundur. 2 nolu oyuncu 3 nolu oyuncuya back screen yapar eğer 3 müsait pozisyonda ise 1 den pasını alır ve b...
Basketbolda faulü doğru atmak NBA seyrederken, görüyorsunuz. Top, oyuncuya verildiğinde, her oyuncunun, tekrarladığı birtakım hareketler var.      ( Bunlara rituel deniyor ) Top...
Günün antrenörlük ipucu. (27.06.2014)  ” Bugün biraz kişisel yaklaşımlara değinmek istiyorum. Bilirsiniz, meşhur söz der ki; ” Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır! “… Bu sözün antrenörlük...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir