font-family: \'Open Sans\', sans-serif;Basketbol antrenör ve oyuncularına – Bölüm IV : ” Tahditli Bölge “ | Taylan YERLİKAYA - Blog - Basketbol teknik,taktik bilgi ve yazılar.

Basketbol antrenör ve oyuncularına – Bölüm IV : ” Tahditli Bölge “

14 Ocak 2016

tolga_cengiz3Basketbolla ilgili en güzel şeylerden biri, her türlü özelliğin geliştirilebilir olmasıdır! Yani, oyuncu da olsanız, antrenör de olsanız, belki de sporda en güzel his, bir şeyleri başarabildiğinizi görmek ve yaşamaktır! Bu amaç uğrunda yürümek, antrenmanları da, maçları da çoğu zaman iple çekilir hale getirir. Çoğu insan bunu, oyunun cazibesine ya da sporun vazgeçilmezliğine kapılmak olarak adlandırır! Bazen de, tabir olarak, ” Virüs gibi ” tabiri kullanılır. Oysa ki; Çoğu zaman oyuna olan bu sevginin ardında, bir şeyler başarmanın ya da her şeyin elinizde olmasının insana verdiği psikolojik tatmin yatmaktadır! Şahsen, topu yere vurmayı ya da şut atmayı sevmeyen bir insana henüz denk gelmedim! Ama, iş kirli işleri yapmaya geldiğinde(kirli derken kötü anlamda değil, ayak işini kastediyorum), herkesin gönüllü olmadığını görürüz! Bu aynı, küçükken mahalle maçlarında forvet oynamayı istemek gibidir! Hiç kimse, savunmada oynamak ya da kalede durmak istemez! Kalede durmayı sevenler hariç!

Düşünüyorum da; antrenörler olarak oyuncuları, devamlı komple ve donanımlı oyuncular olma yolunda telkinlemeye çalışıyoruz! Gözlemlerim ise; oyuncuların bu yola baş koymak yerine, sadece şut atmaya ya da topla iyi olmaya ya da belki de kötüsü estetik görünmeye, sıçramaya-zıplamaya daha önem verdikleri yönündedir!

Bu konuda ya da herhangi bir konuda iletişim kurmak ve isteklerini aktarabilmek ve gelişim sağlamak için, daha önce üslup konusunun çok önemli olduğundan bahsetmiştim! Hem kendi kültürümüzde, hem de değişik kültürlerde süre gelen atasözlerine kıymet vermek lazımdır kanımca!! Çünkü, hakikaten; ” Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır! “… Bugün, Obradovic ile ilgili gözünüze çarpan ilk şey, istediklerini nasıl yaptırabildiği ve sonuçlar alabildiği olmalıdır! Oyuncuların düştüğü tuzaklara düşmemek için, nelere önem verdiğinize/gözlemlediğinize/örnek aldığınıza dikkat etmeniz gerektiğini düşünüyorum! Yoksa, onlardan size geçenler sadece, bağlanmış bir çift kol, jöleli saçlar ya da devamlı bağırmak-çağırmak olabilir!

Bu bağlamda, oyunculukta da, antrenörlükte de insandan insana değişen, eşikler olduğunu düşünüyorum! Bir kızma eşiği, bir çıldırma eşiği, bir mizah eşiği vb. eşikler, bence yoğurt yiyişi şekillendiren ve adeta parmak izi gibi herkeste farklı olan öğelerdir! Her antrenörün de, oyunucunun da kızıp, bağırdığı durumlar ve durumların ağırlıkları farklıdır! PEKİ, BU NOKTADA, NELERE KIZIP, SES YÜKSELTECEĞİNİZİN VE NELERİ OLURUNA BIRAKACAĞINIZIN HESABINI, DAHA ÖNCEDEN OTURUP DÜŞÜNEREK YAPTINIZ MI?! YA DA ŞUNU SORAYIM ASLINDA; BÖYLE BİR ŞEYİN GEREKLİLİK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?! ANTRENÖR VE OYUNCU, ATACAĞI HER ADIMI PLANLAMALI MIDIR?! VE YA OLASI HER DURUMA KARŞI BİR DAVRANIŞ MODELİ OLMALI MIDIR?!

Bu soruların cevapları için, ömrümde yeteri kadar gözlem yaptığımı düşünüyorum. Ama, doğal olarak, her zaman söylüyorum; Bunlar benim düşünce ve fikirlerim! Asla, herhangi bir dayatma ya da telkin yaratmayı düşünmüyorum! Ama, en azından sorgulatmak ve kendi doğrunuzu bulmak için düşündürmek asıl amacımdır!
GÖZLEMLERİME DAYANARAK SÖYLEYEBİLİRİM Kİ; HER ŞEYİ BİLEREK, GÖREREK, ÖNCEDEN KARARLAŞTIRAN, BİR ÜSLUP VE BİR DAVRANIŞ MODELİ GELİŞTİREN İNSANLAR HEP BAŞARILILAR! BUNUN TAM ZITTI; HER ŞEYE BAĞIRAN, NE YAPACAĞI KESTİRİLMEYEN, PLANDAN ZİYADE HER ŞEYİ AKIŞINA BIRAKANLARIN DA BAŞARILI OLABİLDİKLERİNE ŞAHİT OLDUM!! YALNIZ BU NOKTAYA DİKKAT!!
BU İKİNCİ SINIFTAKİ İNSANLARIN, ÇOĞU KARŞILAŞTIKLARI DURUMLARA KARŞI BİR DAVRANIŞ MODELLERİ, BİR DÜŞÜNCELERİ YA DA PLANLARI OLMADIĞINDAN, GENELDE ZOR DURUMDA KALIYORLAR VE BAŞARIYA ULAŞMAK İÇİN HEP BAŞKA SAVUNMA MEKANİZMALARI YA DA BAŞKA YÖNTEMLERLE DURUMU İDARE EDİYORLARDI!!

Yani, bilirsiniz; Kulağı düzden değil de, başınızın arkasında zor yoldan tutmak diye bir örnek vardır!! Benim düşüncem, bizim toplumumuzda antrenörlerin de, oyuncuların da çoğunun bu gruba dahil oldukları yönündedir! Hani biz söz var halk arasında; ” Asfaltı Almanlar ama yamayı Türkler buldu! ” diye!! Bizim sporumuz ve basketbolumuz ile bu kadar iyi örtüşen bir cümle daha bulamıyorum! Bizim ülkemizde, altyapıdan çıkan oyuncular da, bir yaşa ve birikime gelmiş antrenörler de, genelde hep eksik ve bu eksiklerini gidermek yerine de, hep kapama/gizli tutma/yamalama derdindeler!

İlk yazılarda değinmiştim; Basketbolda bazı şeyler vardır ki; Değiştirmeye çalışırsanız, insana gülerler! Ve çoğu zaman da, aslında basketbolun çok kolay bir oyun olduğundan, görenler/düşünenler vb. için her şeyin orada durduğundan ve uzanıp almanız gerektiğinden bahsederim! Bunlar kolaydır elbet ama zor olan, bir şeyi ne kadar iyi bilseniz de yukarıda anlattığım grupta olanlara anlatmak/aktarmaktır!

Aslında, siz farkında olmadan dolaylı yoldan, ” Obradovic vb. kişiler neyi doğru yapıyorlar? ” sorusunun cevabını da vermiş oldum belki de!! Bunu görebilmek için izlemelisiniz!! Adam neye kızıyor? Neden saç-baş yoluyor? Neleri takdir ediyor? Saha dışında nasıl? Antrenmanda nasıl?

Adam şuna kızıyor, aşağı yukarı: ” Ben size en iyi şekilde ve en detaylı şekilde doğruları anlatıyorum! Yeterince tekrar ve geliştirme imkanı da veriyorum! Değiştirmek ve geliştirmek istediğim bu mevzularda her imkana ve yeterli zaman rağmen, hata yapan olursa canınıza ot tıkarım! ”
Kesinlikle ve kesinlikle, daha önceden anlatmadığı ya da değinmediği konuya bağırmıyor ya da kızmıyor!! Bu benim yıllar önce düşündüğüm ve antrenör felsefeme eklediğim bir şeydi!

Bunun dışında, yakından tanıyanlar ve sohbet edenler diyorlar ki; “Abi, adam dışarda çok başka! Çok alçakgönüllü bir kere! Güleryüzlü! Herkesle sohbet etmeye, kırmamaya çalışıyor vs!”

YAVAŞ YAVAŞ, BUGÜNKÜ KONUNUN ANAFİKRİNE GELDİK ASLINDA! BEN, DAHA ÖNCE ÇEVREMDEKİ GENÇ ANTRENÖRLERE ANLATIRKEN YA DA SOHBET ORTAMLARINDA, ” TAHDİTLİ BÖLGE ” KAVRAMINDAN BAHSEDERİM!
Nedir tahditli bölge?! Eski bir terim olduğu için, siz onu yeni zamanlarda ampul, 3saniye koridoru vb. diye de biliyorsunuz! Yani, sahanın geri kalan işaretlenmemiş kısmına göre, bir şeylerin daha az izinli ya da kısıtlamalı olarak yapılabildiği yerler!

İŞTE BURADAN YOLA ÇIKARAK DİYORUM Kİ; ” HER ANTRENÖRÜN VE OYUNCUNUN DA BİR TAHDİTLİ BÖLGESİ OLMALIDIR!! SINIRLARI VE ESNEKLİĞİ SİZE BAĞLI!

Ukalalık olarak görmezseniz, kendimden örnek vereyim; Bunu okuyan ve benle daha önce çalışan oyuncular tebessüm ederek hatırlayacaklardır ki; Benim tahditli bölgem; Spor salonu ve saha çizgileridir! Oyuncularla dışarda, her türlü ortamda gerektiği kadar ilgilenirim, sohbet ederim, sırlarına ortak olurum belki, özellerini paylaşırım, tavsiye veririm, arkadaş olurum bir anlamda! Ama, o salona girildiği anda, benim tahditli bölgemin orası olduğunu anlamak ve ona göre davranmak zorunda olduklarını anlamalılar!! Anlamazlarsa ya da bu ayrımı iyi yapamazsanız, işinizi iyi yapamazsınız! TAHDİTLİ BÖLGENİZDE, HER ZAMAN SİZİN KURALLARINIZ GEÇERLİDİR!! BUNLARI OYUNCULARA İYİ ANLATMAK, TAKİP ETMEK VE GEÇERLİLİKLERİNİ KORUMAKLA YÜKÜMLÜSÜNÜZ!

Bunu okuyup, hemen saha içinde terör estirme yetkiniz olduğunu düşünmeyin! Siz de, aslında koyduğunuz kurallara tabisiniz! Oyuncular, antrenmana belirli bir saatten önce gelirken, siz son saniyede gelemezsiniz! Oyuncular, hata yaptığında özür dilerken, siz hata yaptığınızda, DOĞRU YAPI VE KURALLARI OTURTTUĞUNUZDA, özür dilememezlik edemezsiniz!
adanaspor-yardimci-antrenor-tolga-cengiz-sozl-7533429_x_o
Yalnız, tabii ki şu da var; Bence bu yazdıklarım biraz da yerel! Yani, bizim insanımız varsayılarak da düşündüğüm şeyler! Belirli bir medeniyet seviyesi ya da profesyonellik seviyesini tutturmuş ülkelerde, tahditli bölgeler daha da küçülebilir belki de! Bunu şu örnekle açıklayayım; Özellikle futbol takımları, önemli maçlar öncesinde takımı kampa alıyor 2-3gün önceden! Bu, antrenörün tahditli bölge uygulaması ve düşüncesine çok direkt bir örnektir! Çünkü, antrenör Türk insanı ve sporcusunun ne olduğunu, nasıl bir spor kültürüne sahip olduğundan yola çıkarak bunu düşünüyor! Ee, doğal olarak bu uygulama, takım içindeki yabancı sporcuların garibine gidiyor ya da yabancı antrenörler zaten böyle bir uygulamaya sıcak bakmıyor!! Sonra da, yöneticiler ve basın tarafından, ” Takımı kampa almadı! Bu başıbozukluk ondan!” diye boy boy demeçler görüyoruz!!DEMEK Kİ; DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN UFAK BİR KONU VAR! YERELSELLİK! YA DA BELKİ YÖRESELLİK!! YANİ, BUGÜN KULAĞINIZA KÜPE TAKARAK, İSTANBUL’DA RAHAT ÇALIŞABİLİRSİNİZ AMA ANADOLU’NUN HERHANGİ BİR KASABASINDA, TARAFTARI YANINIZA ALAMAYABİLİRSİNİZ BU SEBEPTEN!
KISACASI;
HEM KENDİNİZ, HEM DE SORUMLULUĞUNUZ ALTINDAKİ SPORCULAR İÇİN TAHDİTLİ BİR BÖLGE MUTLAKA VARDIR!! BU FİKRİ DAYATMAYA ÇALIŞMIYORUM! ASLINDA ÇOĞUNUZ FARKINDA OLMADAN BU TAHDİTLİ BÖLGELERİ KOYMUŞSUNUZDUR! KANIMCA YAPMANIZ GEREKEN, ÖZELLİKLE DE HENÜZ ANTRENÖR FELSEFESİ TAM OLARAK YERİNE OTURMAMIŞ GENÇ BİR ANTRENÖRSENİZ; BU KONULAR ÜZERİNDE DÜŞÜNMENİZDİR!
DÜŞÜNÜN VE BİR KARAR VERİN! SİZDE OLANLARI NASIL ANLATACAKSINIZ? ÜSLUBUNUZU BELİRLEYİN! SONRA DA, BU ÜSLUBUN ETKİLİ OLMASI İÇİN AZAMİ KOŞULLARI YARATMAYA ÇALIŞIN! İŞTE, BU DA “TAHDİTLİ BÖLGE”‘NİN TARİFİDİR KANIMCA!! SİZ, ANTRENMANDA YA DA MOLADA ÇOK ÖNEMLİ BİR ŞEY ANLATIRKEN, SPORCULARIN TAMAMI DİNLEMİYORSA, TAHDİTLİ BÖLGENİZ YOK DEMEKTİR! BUNU, BİR SAVAŞ GEMİSİNİN, YEREL VE ULUSLARARASI SULARDA YÜZMESİ OLARAK DÜŞÜNÜN!! DEĞİŞİK KURALLARA, YAPTIRIMLARA MARUZ KALMIŞTIR O GEMİ, FARKLI SULARDA! BUNUN İÇİN DAVRANIŞINA, GİDİŞATINA DİKKAT EDER DEVAMLI OLARAK! YAPTIĞI SADECE KENDİNİ DEĞİL, ÜLKEYİ, BİZİM GERÇEĞE DÖNERSEK, TAKIMI BAĞLAR! BAŞARISINI ETKİLER! VE DE GELECEĞİNİ!!
TAHDİTLİ BÖLGENİZİ BELİRLEYİN! KURALLARI KOYUN! ARKASINDA DURUN! BİR SÜRE SONRA; İSTEDİĞİNİZ HER ŞEYİ RAHATLIKLA VE ETKİLİ BİÇİMDE ANLATMAK/GELİŞTİRMEK VB. İÇİN ÇOK SAĞLIKLI BİR ORTAMIN OLUŞTUĞUNU GÖRECEKSİNİZ!! SPOR OKULU İÇİN DE AYNI, MİLLİ TAKIM İÇİN DE AYNI!! KURALLAR, BÖLGELER, ÜSLUPLAR DEĞİŞİK SADECE….OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM… BİR SONRAKİ BÖLÜM OLAN, ” BÖLÜM V : RÖNESANS ” ‘DA GÖRÜŞMEK ÜZERE…

BENZER YAZILAR

Günün antrenörlük ipucu (12.08.2013) ” Zaten yeterince ataerkil bir toplumda yaşarken,, bir de erkek takımı çalıştırıyorsanız; O zaman algılarınız ve gözlemleriniz mutlaka güçlü olmalıdır...
Yıldız Kızlar Milli Takımı Aday Kadrosu açıkl... Yıldız Kızlar Milli Takımı Aday Kadrosuna davet edildim benim için çok güzel bir tecrübe olacak. 31 Temmuz – 10 Ağustos 2014 tarihleri arasında M...
Antrenörlükte öğrenme hiç bitmez. Eğitimci olarak, Alanyada düzenlenen 12 DABO Antrenör Eğitim Seminerinde bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Altyapı Sorumlusu Hurşit Ba...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir