font-family: \'Open Sans\', sans-serif;Basketbol Antrenör ve Oyuncularına – Bölüm III : ” Vektör – Açı – Rakam ve Konfüçyüs “ – Taylan YERLİKAYA – Blog – Basketbol teknik,taktik bilgi ve yazılar.

Basketbol Antrenör ve Oyuncularına – Bölüm III : ” Vektör – Açı – Rakam ve Konfüçyüs “

14 Ocak 2016

1966923_10152068015998557_457820058_nUzun süreler boyunca, hem antrenör, hem de oyuncularda en önemli vasfın, zeka olduğunu düşündüm! Mantığa göre, zeki insan, hem yaratıcı, hem de sorun çözme konusunda analitik düşünebilen bir varlıktı! Uzun süre böyle düşündükten sonra, biraz tecrübe, biraz da olgunluğun verdiği düşünce gücü ile karakterin de en az zeka önemli olduğu fikrini benimsedim! Şu an geldiğim nokta itibarı ile de, hem oyunculukta, hem de antrenörlükte, ” Donanım insanı!” olmanın en önemli şey olduğunu düşünüyorum! Bu donanım, sadece teknik bakımdan ya da tecrübe olarak bir donanım değil, bir ” Dünya insanı! ” olmanın getirdiği tüm özellikleri kapsıyor!!

Yani, çoğu zaman Hollywood’un uzay filmlerinde, uzaylı temalarına şahit oluruz! Çoğu zaman, insanoğlunda olmayan karakteristik özellikleri barındıran, “Siz bu Dünya’ya ne yaptınız?!” tespitli uzaylı yaklaşımından bahsediyorum! Yerine göre merhametli, yerine göre cezalandırıcı, yerine göre uysal ama hep düşünce-fikir varlığı olmak bahsettiğim!!

Bugün istedim ki; İlk iki bölümde değindiğim teknik konulardan biraz uzaklaşalım ve biraz manevi, biraz da mantıksal konulara temas edelim! Bilmiyorum; Konu başlığından bir fikir çıkarabilen var mı? Bu arada, birkaç soru geldiğinden, şunu da söylemeliyim ki; “Tabii ki, konu başlıklarını özellikle dikkat çekici ya da meraklandıran kelime gruplarından seçiyorum!”… Çünkü, antrenörlükte de, oyunculukta da, hatta normal yaşamda da, üslup çok önemli bir konudur! Siz de, oyunculara ya da insanlara yaklaşırken ve ya okumanın popüler olmadığı bir ülkede yazdıklarınızın okunması, söylediklerinizin duyulması için, üslubunuza devamlı olarak dikkat etmeli ve özen göstermelisiniz! Eğer, çok ufacık bile olsa, bir sonraki konu başlığını görüp merak duyuyorsanız, amacıma ulaşmış oluyorum demektir!…

Konu başlığı ile ilgili geçen yazıdan beri, anlık bile olsa düşünen varsa, çok geçmeden bazı bilimlerin konu başlıkları olduklarının farkına varacaklardır! Tüm basketbolla ilgili bilimleri tek tek yazmak için yer yetmeyebilirdi ya da bugün hepsine de değinemeyebiliriz! Ama, bilin ki; Hem bilimden, hem de global Dünya imkanlarından faydalanan antrenör ve oyuncular, daha hızlı ve etkili yol kat ederler!…

Bu noktadan sonra, tahmin de ettiğiniz gibi, ” Vektör – Açı – Rakam ve Konfüçyüs “, sırasıyla ” Fizik – Geometri – Matematik ve Felsefe ” bilimlerini temsil ediyor! Halen, bunların basketbolla alakalarını kuramadıysanız, kesinlikle ne oyuncu, ne de antrenör olarak olgunlaşmamışsınız demektir!

Çünkü, teknik olarak olaya hakim olsanız dahi detaylara hakim olamayacaksınız! Çünkü, ilk iki bölümde bahsi geçen neredeyse tüm fundamentalların arkasında, bilimsel bir detay vardır! Yani örnek vermek gerekirse; Bugüne kadar oyuncusunun şutunda olan problemleri düzeltmek için, saatler boyu mekaniğini anlatan, dizlerden tutun, topun geri dönmesinden ya da elin takip etmesinden bahseden ama gene de başarıya ulaşamayan bir çok uğraş gördüm!! Tabii ki, bu saydıklarım şut fundamentalının içerisinde, küçük yaştan itibaren öğretilmesi gereken şeylerdir!! Fakat, her şutta ulaşılması gereken sonucu, oyuncuya hiç ” Fizik ” kurallarını katarak anlatmaya çalıştınız mı?!

Yani, aslında her şut, oyuncunun elinden çemberin merkezine giden, mükemmel bir eğri ile açıklanabilir! Bu da, fizik biliminin içindeki, yatay-dikey atış konularının birebir örneğidir! Yani, çemberin merkezine ulaşan eğriyi ne kadar her şutta tutturabilirseniz, şansınız o denli yüksek olacaktır! Tabii ki; şut atılan yere, oyuncunun boyuna ya da şutu ne kadar başının üzerinden çıkardığı ile ilgili farklılık gösteren bir eğriden bahsediyoruz! Bu eğri, araba yarışlarında “Apex” denilen ve arabanın maksimum hız ve dengede, virajı alabileceği en iyi eğri ile aynı mantıktadır!

Yani belki de, oyuncu olarak ya da antrenör olarak, bu eğrinin peşinde koşmak, şut fundamentalı söz konusu olduğunda, tümevarım bir işe yaramıyorsa, tümdengelimin yararlı olabileceği anlamına gelebilir!

Başka bir deyişle, şut estetiği dışardan kötü gözüken bir kişinin, şut eğrisi her zaman mükemmelse ve şutu bulmakta da problem yaşamıyorsa, mekaniğine müdahale eder misiniz?! Bu, kanımca çok tartışılması gereken bir konudur! Nba takip edenler hemen gözlerinin önüne getirecekler ki; Shawn Marion yıllarca bu şekilde şut attı! Neredeyse göğsünden çıkardığı şut ile herkes alay ederdi ama iyi yüzdeli atışları açıklamak ve yorumlamak ya da takdir etmek kimsenin aklına gelmedi nedense?! Bu örneği toparlamak gerekirse, eğer amaç çembere giden en iyi eğriyi bulmak ise, o zaman doğruya giden her yol mantıklı olabilir fikrini benimsemek gerekebilir! Şimdi, eğri oturup doğru konuşun! Hiç oyuncunuza, fizik kuralları olarak şut ya da başka bir şeyi anlattız mı? Ya da anlatmak zorunda kaldınız mı? İkinci örneğe gelmeden, bunu bir düşünün!

Yıllarca, bu ülke antrenmanlarında, oyunculara ısrarla stense oturmaları konusunda uyarılar yapan ya da yapsınlar diye onları duvara dizip, acı içinde kıvrandıran antrenörler gördük! Hala da mevcut!… Hatta, bazen bu antrenör istekleri o kadar absürt olabiliyor ki; Oyuncundan yere mümkün olduğunca yakın olmasını istiyorlar stance yaparken! Uzunundan kısasından!!

Peki, stance’in hiç, bir sonraki harekete geçebilmek için, tüm olası hareketlere eşit uzaklıkta olması gereken bir duruş olması gerektiğini düşündünüz mü?! Ve bu duruşun ve ya harekete geçebilme hızının da, fizik biliminde ” ağırlık merkezi ” ile açıklanabileceğini?!

Yani, tabii ki oyunculara bunları söylemek zorunda değilsiniz!! Ama, oyuncular neyi-neden yaptıklarını bilmek zorundalar!! Söylerseniz, bana göre daha şık olur! Oyuncuyu düşünmeye ve her stance’in belki de bir meydan okuma, bir raund ya da bir challenge olduğunu kabullenmesini sağlarsınız?!

Yani, stance’i ister bir fundamental olarak, isterseniz tek başına önemli bir değer olarak anlatın ya da benimseyin, çok farketmez! Ben, fundamental olarak anlatıyorum, teknik kavram içerdiği için!! Bilimsel olarak anlatıp anlatmamak ise sizlere kalmış!

Eğer buraya kadar okuduktan sonra biraz düşünmeye başladıysanız, belki tüm bilim dallarının basketbol ya da sporlar içerisinde, detayları oluşturduğunun da farkına varmaya başladınız demektir!

Mesela geometri! Bu konuda bir araştırmam yok ama gözlemlerimden hep iyi pas veren oyuncuların, geometri bilgisinin olduğunu ya da ders olarak geometride başarılı olduklarını söyleyebilirim! Çünkü, pas fundamentalı söz konusu olduğunda, pasın hızı ya da şekli kadar, açısının da çok önemli olduğu muhakkak! Bazen, öyle bir uzun mesafe “Bounce pass” görüyoruz ki; Çok dar açı aralıklarında top yerden sekip, hedefine ulaşıyor! Şüphesiz, bunda algılar ya da zekanın da rolü var ama her zaman matematik ya da geometri becerisi olan insanların, top ile daha iyi olduklarını düşünüyorum! Bugüne kadar, pas çalıştırırken hiç açı kavramından bahsettiniz mi peki?!

Ya da felsefe! Şimdi gerek oyuncu felsefesi, gerekse antrenör felsefesi diye olaya bir girsem, muhtemelen bu yazı bitmez ya da günlerce konuşsak belki de zaman yetmez yüzyüze! Felsefesi olmayan insan, bana göre rüzgarda savrulan yaprak gibidir!
Hele ki; Antrenörlük yapıyorsanız, aslında işinizin tarifi, felsefenizi oyunculara aktarmaktır! Yani çoğu zaman tarafsız ve ispatlanmış bilgi değil, ama bu bilgilerin ve fikirlerin beyninizce yorumlanmış ve felsefeniz hale gelmiş şekillerini oyunculara aktarıyorsunuz!
Dolayısıyla her antrenörün ya da her oyuncunun basketbola bir bakış açısı vardır! Bana göre antrenörleri, birbirlerinden farklı yapan özelliklerin başında da bu geliyor!
Geçen günlerde örnek vermiştim bazı genç antrenör arkadaşlara; “Düşünün ki; on tane aynı antrenman programı var! Noktasına, virgülüne varıncaya kadar aynı ve antrenmanlar aynı yaş gruplarına yaptırılacak! İnanın, 10tane farklı antrenörün, 10aynı antrenmanı, 10aynı yaş grubuna yaptırmasının ardından, alacakları tepkiler bambaşka olabilir! Antrenörlük felsefesi ve bundan direkt etkilenen üslup kısmı, o kadar fark edebilir ki; neticeler gündüz ile gece kadar farklı olabilir!
adanaspor-yardimci-antrenor-tolga-cengiz-sozl-7533429_x_o
Buna bağlı olarak, bazen sosyal ortamlarda felsefik sözlerin antrenörler tarafından paylaşımlarını görüyorum! Şunu net söyleyeyim; “Beyin tarafından kabul görüp de, alışkanlık ve Dünya görüşü haline getirilmemiş felsefe, hiç bir işe yaramaz!… Yani, bir şeyi paylaşırken, hoşunuza gitmesi ayrı bir olgudur, üzerinde düşünüp hayat ve antrenörlük felsefenizi oluşturan yapı taşı olarak kullanmak farklı bir olgudur!

Fikir ve düşünce olarak bilimsel alakayı kurduktan sonra, bir de fikir ve düşüncelerin ağızlardan çıkması gerçeğine odaklanın! Çünkü, sizin beyinlerinizde dolaşmaları ayrı bir hikayedir, başka beyinlere aktarılması ya da gerekliliği, başka bir hikayedir! Her şeyi paylaşmak ya da aktarmak zorunda da değilsiniz! Bu, karşınızdaki ihtiyaç sahibinin, ihtiyacı-zekası-potansiyeli vb. özelliklerine göre değişiklik gösterecektir! Bir de, üzerine anlatış ya da davranış şekilleri var!! Geldik mi şimdi psikolojiye?!

Yazıya başlarken, bir çok bilime değinmeyeceğimizden ya da unutacağımızdan, belki de hepsini işlemenin mümkün olmadığından bahsetmiştim! Zaten, istediğim hepsini detaylı anlatmaktan ziyade, ortak bir düşünce paydasında buluşmak!


” Basketbolun içerisinde bir çok bilim var! Hatta, bunların bazıları yurtdışında, tv programlarına bile araştırma olarak konu olmuş durumda! Basketbol ve bilimin alakasını inceleyen programlar var! Spesifik bir oyuncunun neden bu kadar hızlı koştuğu ya da topu neden bu kadar hızlı atabildiğini inceleyen programlar var!! Dünya, bu düzeye ulaşmışken, bana göre, en alt seviyede ya da imkansızlık içindeki antrenmanlarda dahi, konu başlığı olarak bilime değinmelisiniz! Detaya girip girmemek sizlere kalmış! Yazdıklarımı, kendi oyuncu ve antrenör felsefenizden süzerek, doğru kararlar vermeye çalışacağınızdan eminim…Bilim ve teknolojiyi, her zaman kullanın arkadaşlar! Elinizden geldiğince ve mümkün olduğu sürece… ”

Bir bölümün daha sonuna geldiğim bu yazıda, teknikten ziyade biraz da tekniğin arkasında yatan detaylara, bilimlere değinmeye çalıştım! Umarım ilginizi çekip, hoşunuza gitmiştir… Bir sonraki bölüm olan, IV.Bölüm : ” Tahditli bölge ” ‘de görüşmek üzere… Fikir ve düşüncesi bol olan basketbol dolu günler dilerim…
Tolga CENGİZ

tolcen14@hotmail.com
http://www.facebook.com/tolgacengiz
Tolga Cengiz (tolcen14) Twitterda

BENZER YAZILAR

Günün antrenörlük ipucu (08.08.2013) ” Antrenör, adli bakımdan kulübün kadısıdır!! Padişah,, çoğu zaman kadının verdiği hükme karışamaz!! Fakat, gün gelip kadının adaletinden şüphe edilin...
1*1 toplu oyuncu savunması (kısalar) Bu çalışmada oyuncular yarı sahada ve 3 bölgede ( Her iki forvet,guard) çalışırlar.Savunma oyuncusu /1 pas alabilmek için önce topun tersine bir alda...
Oyuncumuz Manolya Kurtulmuş Genç Milli takım ... 30 Temmuz-9 Ağustos 2015 tarihleri arasında Romanya’da yapılacak 2015 Genç Kızlar Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edecek olan U18 Genç Kız Milli t...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir