font-family: \'Open Sans\', sans-serif;Altyapıda antrenörlük. | Taylan YERLİKAYA - Blog - Basketbol teknik,taktik bilgi ve yazılar.

Altyapıda antrenörlük.

30 Aralık 2015

cem_akdag1Alt yapı antrenörlüğü yaptığım sürece alt yapı ile ilgili bir çok yazı yazdım.Yıllar geçtikçe bu konu ile ilgili yazdığım ve okuduğum yazılardaki cümleler ve kelimeler hiç değişmedi ,ancak anlamları o kadar derinleştiki işte bunu açıklaya bilmem çok zor.Şimdi acaba o günlerde başka bir cümle ,bana bu gün anladıklarımı anlatabilirmiydi diye düşünmekten kendimi alamıyorum..

Benim için alt yapının daha sağlıklı gelişebilmesi üç ana konu var.
1) Antrenörün elinideki basketbolcu adayı bu sporu çok sevmeli.( Eğer çocuk gece NBA maçı için yataktan kalkıyorsa ancak kendi yaşıtlarının oynadığı bir maçı veya Türkiye liglerini aynı derecede seyretmekten zevk almıyorsa bu gerçekten basketbolu sevdiği anlamına gelmez,bu örneği bir çok veliden duyduğum için verdim).
Gerçek basketbol sevgisi basketbolu sürekli izlemek ,izlediğini taklit etmek,tatilde bile uzakta bir pota görünce muhakak yanına gitmek için çaba sarf etmektir.
2) Bir Antrenör en az yirmi kişilik bir guruba ,oyuncular arasında hiç bir ayırım yapmadan ve her birine eşit zaman ayırarabiliyor,zamanı ve sahayı en etkin şekilde kullanarak temel teknik öğretebiliyorsa en doğru noktayı yakalamış demektir.
NOT: 12 kişi için hazırlanmış hiç bir takım drili ( üçlü örme de dahil)
bu kadar kalabalık bir gurup için uygun değildir.
3) Antrenör, oyuncularlarına öğrettiği temel teknik hareketlerini müsabaka içinde kulanabilecekleri tarzda savunma ve hücum düzenleri uygulatabiliyor,tüm oyuncularına müsabaka içinde eşit süreler verbiliyorsa.
( Bu konuda İdreceleri ve veliler ile başa çıkabiliyorsa )Doğru yolu bulmuş demektir.
Aksi takdirde;
1) Kısa süre sonra başka ve daha kolay,zevkli bir uğraşı ,basketbolun yerini alır.
2) Oyuncu sayısı önce 12 sonra 10 kişiye iner.
3) Müsabakalar başladığında 10 kişi sekize düşer, ilk beş dışında kalanlar isteksizleşir,antrenörün yıldız adayı,yada adayları ,haricinde kalanlar yavaş yavaş basketboldan soğumaya başlar.( Antrenörlerini minnetle anmaz !!)
Bu şartlarda yirmi takımlı bir Alt yapı liginin sonunda elinizde ne kalacaktır.
Eğer bahsettiğim maddeleri uygularsanız hiç olmazsa ,
Oyuncularınız A takıma çıktığında, “Biraz şutu olsaydı,sola gidebilseydi,çok yavaş,savunmayı sevmiyor “diyeceğiniz ,oyuncu sayısı daha fazla olurdu.
cem_akdağ1990 lı yılların başında Genç milli takım antrenörlüğü yaptığım dönemde (Canlandırabilmeniz için Mirzat Türkcan o takımdayıdı. ) Rakip takımların basketbol düzenlerini incelerken,dikkatimi, ellerindeki tüm oyunculara eşit süreler vermeleri çekmişti.Slovenya’da Nesteroviç,Litvanya’da Jaskeviçyus gibi oyuncular en çok yirmi dakika süre alabiliyorlardı.Biz ise Mirzat’ı kırk dakika oynatıp, maçı farklı kazanıp veya farklı kaybedince Cüneyt gibi o zamanlar tecrübesiz olduğunu düşündüğümüz oyunculara üç beş dakika süre veriyorduk.Daha sonra Avrupa takımlarının ,kulüplerde de aynı düzeni uyguladıklarını görünce kendimce bir kanıya vardım; Antrenörlerin alt yapılarda başlayan ,önce oyuncuya sonra kendilerine olan güvensizlikleri, kronik bir hal alarak , ülke geneline bir basketbol düzeni hatta bir felsefe olarak yerleşebiliyor.
Belki zaman içinde yapılan iyi transferler ile ,bir iki oyuncuyu devreye soktuktan sonra üst yapıdaki antrenörlerin “elimde iyi oyuncu olsa oynatırım” mazareti,alt yapı antrenörlerine” boyu kısa,yavaş,tembel “gibi mazaretlere dönüşebiliyor.
Son milli maçlarda Tanyeviç’in tüm gençlere süre vermesi ,herkesi şaşırtıyor,ancak geçmişe bakacak olursanız bu tarzın Tanyeviç’in felsefesi olduğunu göreceksiniz.Önce kendine güveni ,sonra oyuncularına olan güvenini ülke olarak nasıl karşıladığımıza balkarsanız,kronikleşmenin hangi safhaya geldiğini görürsünüz. (Önemli maçlarda da böyle yapamaz yorumları…..)
Kazanmak kelimesini ,oyuncu yada turnuva gibi, iki farklı konu şeklinde düşünmek yanlış .Basketbol eğitimini bozan maç kazanma arzusu yerine,
eğitimi süratlendirecek tarzda bir maç kazanma arzusu oluşturmak işin en doğru yanı.Bunun için milletçe pek alışık olmadığımız uzun vadeli akıllı planlar yapmak ve bunları uygulamaya koymamız gerekir.
başarının bu kadar çabuk unutulduğu bir ülkede, unutulmayacak başarılar
kazanabilmek ,basketbole kazandırdığınız insanların fazlalığı ile ölçülebilir.
Alt yapı günlerime geri dönseydim, ilk yapacağım iş daha çok kişiye basketbol öğretmek olurdu diye düşünüyorum.

CEM AKDAĞ

BENZER YAZILAR

15-10-5-1 şut yarışı Takım iki guruba ayrılır.Her gurupta iki top vardır .15  turnike 10 üç saylık şut,5 serbest atış ve yarı sahadan başarılı 1 atış gerçekleştiren takım ...
Maç öncesi stratejiler. 1. Maç Öncesi Stratejiler Her antrenörün maç öncesi takımını “fizik”, “teknik”, “taktik” ve “psikolojik” yönden hazırladığını düşünürsek, maç önces...
Günün antrenörlük ipucu. (27.01.2014) ” Her antrenman, 90dakikalık bir film gibidir!! Bugün, basketbol antrenmanlarını filmlere benzeteceksek; o zaman düşünmeye başlayalım!! *Öncelikle;...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir